İTAXİ GÜZEL BİR KAMU HİZMETİ !

WRI Sürdürülebilir Şehirler Sempozyumu’nda Muhammed Alyürük , İSBAK (İstanbul Bilişim ve Akıllı Kent Teknolojileri A.Ş.) faaliyetlerini anlatırken bahsettiği projelerden biri olan İTAXİ projesini biraz da savunma gereği hissetti. Öncelikle İstanbul’da yaşamayan uzaktan bir gözlemci olarak anlatıldığı kadarı ile İSBAK’ın faaliyetlerini ve şehirciliğe katkısını takdir etmek lazım. Yerinde ve zamanında bir değişim ve dönüşüm süreci geçiriyorlar hele ki İstanbul gibi zor çok zor bir şehirde önemli işlere imza atıyorlar.

İTAXİ uygulaması özel girişimciliği engelliyor şeklindeki eleştirilere kulak asmamak doğru olmaz. Çünkü kamunun elindeki imkanı ve gücü kullanarak özel sektöre yoğunlaşması doğru değil. Hele ki bu kurumları çiftlik haline getirip birilerini zengin yapmak için kurulu kurum içi yapılanmalara asla ve asla izin verilmemeli.  Ancak işin içinde kamuya daha iyi hizmet sunabilmek için gerekli altyapıyı en az maliyet ile yapma imkanı ve ihtimali varsa bu proje özel  bir proje olmaktan çıkar kamu yararına bir proje haline gelir.

İTAKSİ projesini Haliç Kongre Merkezi’nde basın mensuplarına tanıtan İBB Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, projenin taksilerin yollarda boş dolaşmasını önleyerek zaman ve enerji tasarrufu sağlayacağını ve vatandaş memnuniyetini en üst düzeye çıkaracağını ve ilk etapta 4 bin takside uygulanacağını ifade etmiş. İlgili açıklaması şu şekilde “İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak ilklere imza atmak bizim işimiz. Akıllı şehir uygulamalarıyla ilgili birçok projemiz var. Bugün de İstanbul ve Türkiye adına önemli bir proje olan İTAKSİ, taksi uygulamasını tanıtıyoruz. Bu sayede kent içi ulaşımda önemli yer işgal eden, taksilerle ilgili çok önemli çalışmayı gerçekleştirdik. Taksiciler odamız taksici esnafıyla beraber yaptığımız çalıştaylarda belirlediğimiz en kullanılabilir projeyi hayata geçiriyoruz. İlk etapta 4 bin takside uygulanacak bu çalışmada tüm istek ve arzuları dikkate aldık. Vatandaşımızın taksi ihtiyacını daha hızlı bir şekilde karşılayabilecek, yollarda boşta giden taksi sayısını azaltabilecek taksilerin etkin ve verimli kullanımını ortaya çıkaracak ve şoför arkadaşlarımızın hizmet kalitesini artıracak bir çalışmayı hayata geçiriyoruz”

Paydaşları ile de görüştüğü görülen (teknoloji şirket ve girişimler metinde geçmiyor) İSBAK’ın, İTAXİ projesini  https://www.ibb.istanbul/News/Detail/33992 bu linkte uzun uzun detaylı bir şekilde anlatmış incelemek isteyen bakabilir.  Bu uygulama ile iklimden, trafiğe; yol yapı durumundan bina durumlarına; güvenlikten enerji verimliğine gibi konularda veri toplama, analiz etme, değerlendirme ve sonuçlarına göre şehri yönetme söz konusu olacaksa bu kesinlikle kamu yararına bir proje olarak değerlendirilmelidir. Şöyle ki aynı verileri ilgili kurumlar kendi imkanları ile bile toplamaya çalışsa hem zaman hem de emek israfı çok olacaktır tabi bu maliyetleri de çok ama çok arttıracaktır, diğer taraftan özel kuruluşlardan veri ve hizmet satın alma yoluna gitse maliyetleri  dudak uçuklatan cinsten demek bile çok hafif kalır. Ve bu verileri sürekli ve anlık toplayabilme imkanı hem zor hem olsa bile sürekli ciddi bir gelir kaybı demek olur ki bu durumda kamu yani biz zarara uğramaktayız. Sonuç olarak kamusal hizmetleri yerine getirmek için en ucuz maliyeti seçmek bence alkışlanacak bir hareket. Hatta burada maliyet olmadan gelir elde etme durumu bile olabilir ki bunu da birilerini zengin etmek için değil de belediyenin diğer hizmetlerine aktardıkları takdirde başarı da taçlanmış olur. Tebrikler ve teşekkürler İSBAK, umarım diğer kamu ! kuruluşlarına da örnek olursunuz.

Bu uygulama ile benzer özel girişimler sıkıntı çeker mi, muhakkak, bu da elbette üzerinde düşünülmesi gereken bir mevzu. Ancak benzer bir mantıkla gidersek belediyelerin ekmek üretmemesi, hiç bir sosyal kültürel tesis açmaması, eğitim vermemesi ya da etkinlik düzenlememesi gerekir ki bu konularda bugüne kadar özel sektörden pek şikayet duymadık. (Bence bazen duymalıyız aslında. Öncelikle herkes asli vazifelerine yönelmeli orada eksik bırakmamalı.) Aktörler arasındaki çatışma henüz tam olgunlaşmamış ve dar bir piyasada mücadele ettiklerinden  dolayı ortaya çıkmakta. Piyasanın gelişmesi ve genişlemesi, belki özel sektördeki diğer aktörlere yeni açılım fırsatları sunabilir yeni müşteriler kazandırabilir, daha iyi gelir modelleri üzerinde çalışılabilir hele ki İSBAK vaat ettiği bu icraatların altından kalkamazsa özel sektördekiler prestijine prestij bile katabilirler. Ne diyelim rekabetiniz bol olsun hem kamu hem özel kazansın…

Add a Comment