KÜÇÜK DÜNYAMIZI GÜZELLEŞTİRMEK

mkacmazYeryüzü bir insan için ne kadar büyük 7 milyar insan için ise ne kadar küçük. Aslında 7 milyar için de büyük de Ghandi’nin dediği gibi hırsları için çok ama çok küçük. Ne kadar çok sorun, mesele, çatışma var hayatımızda hem kendi küçük dünyamızda hem de dünyanın çok çeşitli yerlerinde. Ekonomik ve teknolojik gelişmeler de azaltmıyor bu durumu bilakis daha da şiddetlendiriyor. Yeni silahlar, bombalar, füzeler, mayınlar, insansız uçaklar vs. vs. Paylaşamadık gitti şu dünyayı kimi petrol oldu kavgamız, kimi buğday; kimi sudan sebeplerden oldu kimi paradan puldan. Hep çok sebebimiz oldu kavga etmek/savaşmak için. Hepsi de çok geçerli aslında mantık çerçevesinden bakınca. Barışmak, anlaşmak için hiç mantıklı sebep yoktu ne de olsa geçmişin acıları ve anıları hep taze kalacaktı. Kalmasa da yeni acılar yaşamak/yaşatmak zor değildi. Ne de olsa birbiri ile savaşmaya/kavga etmeye bu kadar meyilli insan olduktan sonra. Bilmem kaç yüzyıl daha yaşar dünya ama gerek doğa gerek insan sermayesini bu hızla tüketmeye devam edersek yakın zamanlarda güzel günler yaşatmaz Ademoğluna. Zehirli sular/havalar, gökten yağan bombalar, seller, depremler, tsunamiler eksik olmaz gündemimizde ki zaten eksik de değiller. Sadece henüz başımıza gelmedi. O yüzden sadece seyrediyoruz olup bitenleri. Dünyanın sonunu getireceğini bile bile kavga etmeye devam ne de olsa mantıklı değil, değil mi? Biz görmeyiz ne de olsa bizden sonra tufan olsa kimin umurunda. Çocuklarımıza, torunlarımıza güzel bir dünya bırakmak hayali çocuk şarkıların da kaldı zannımca. “Bir dünya bırakın biz çocuklara ıslanmış olmasın gözyaşlarıyla” … Gözyaşları ile ıslanmayan bir coğrafya kaldı mı acaba.

Ağlatanları hep yukarılarda, büyüklerde arıyoruz. Bir de medet umuyoruz ya onlardan. Trajikomik bir durum vesselam. Kendi yapabileceğimiz küçük güzellikleri bile es geçerken bizler, bir de ne yapalım hayat şartları böyle deyip geçiştirirken, aslında kendimizi bile kandırırken, hiç ama hiç pişmanlık duymuyoruz. Vicdanlarımızı köreltmek için büyük meseleleri küçük işlerimize bahane ediyoruz. Kendi hayatımızda küçük değişiklikleri gerçekleştiremeyen bizler, dünyayı değiştiremiyor diye birilerine, bizim gibi birilerine kızıyoruz. Konuşuyoruz, paylaşıyoruz, yazıyoruz ve sorumluluktan kurtulduğumuzu zannediyoruz. Eyleme geçme hali hiç ama hiç gerçekleşmiyor. Sözde hak hukuk savunucularıyız o kadar, genelde de kendi hak ve hukuklarımız. Oysaki dünya eğer güzelleşecekse bizim küçük diye nitelendirdiğimiz değişikliklerle güzelleşecek. Biz değişmezsek dünya hiç ama hiç değişmez. Sona doğru hızla yol almaya devam. Ne de olsa son sürat arabalarımız, teknelerimiz, uçaklarımız var yolda kalmayız vesselam! Depremden de kaçarız tsunamiden de, hele ki nükleer facialardan bir büyük Türk düşünürünün! dediği gibi koşarak kaçmaya çalışan insanlarız. Bize bir şey olmaz ! Aman olmasın hayatımızda/dünyamızda güzel olsun. Sen güzelleştirirsen neden olmasın…

Not: Bu yazı ilk defa 10 Kasım 2013 tarihinde  www.sakaryalife.com sitesinde Küçük Dünyamızı Değiştirmek adı ile yayınlanmıştır.

Add a Comment