KÜRESEL ISINMA’DAN KÜRESEL UYARI’YA !!!

küreselısınmaTahmin ve takdir edersiniz ki Dünya’da hem doğal hem de beşeri açıdan birçok küresel çaplı değişimler olmaktadır. Bu değişimler o kadar sürekli ve hızlı olmaktadır ki farkına vardığımızda çoktan değişimi benimsemiş oluyoruz. Aslında değişimden kaçmakta pek mümkün değildir.

Zaten ünlü filozof Herakleitos’nda belirttiği gibi “ Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. ”  O zaman Tabii olarak değişimi evreni oluşturan temel yapı taşlarından biri olarak kabul edebiliriz.

Peki ya bu baş döndüren hızdaki değişimi yaşarken neleri değiştiriyoruz? Değiştirdiklerimiz doğal mı veya beşeri mi? Değişim sonrasında neleri elde edeceğiz ? 

Aslında birçoğumuz bu soruların cevabını az çok biliyor veya tahmin ediyordur. Özellikle doğal ve beşeri olarak ele aldığımız değişim kavramının son bulduğu mekân doğadır. Yani her ne kadar doğal ve beşeri değişimler adı altında ele alınsa da, beşeri faktörlerin neticesi doğal ortamı etkilemektedir. Bunun en bariz örneği olarak ise “Küresel Isınma” gösterilebilir.

Şöyle ki birçoğumuzun kulağına yabancı gelmeyen fakat Ne olduğu? Nasıl oluştuğu? Nelerin buna sebep olduğu? Hakkında tam bir fikre sahip olmadığımız bir konudur “Küresel Isınma”. Küresel Isınmanın ne olduğunu anlayabilmek için öncelikle iklimin tam olarak tanımını bilmemiz gerekir.

Oldukça geniş bir bölge içinde ve uzun yıllar boyunca değişmeyen ortalama hava koşullarına İklim denir.1

Yukarıda da açıklandığı üzere özellikle geniş bir bölgede ve uzun zamanlar boyunca süre gelen hava halidir. İklimin oluşmasında ise İklim elemanları ve İklim etmenleri etkilidir. Bunlar;

İklim Öğeleri (Elemanları) : Güneşlenme, Sıcaklık, Basınç, Rüzgar, Yağış vb.

  İklim Etmenleri (Faktörleri) : Enlem Etkisi, Kara ve Denizlerin Etkisi, Yükseklik,

  Rüzgar Yönü, Yer Şekilleri, Bitki Örtüsü, Deniz Akıntısı vb.2

İklimin her elemanı ve etmeni önemli olmakla beraber, doğada ve insanlar üzerinde en etkili olanı Sıcaklıktır. Peki, Dünyadaki sıcaklık kaynakları nelerdir? Dünya’da Sıcaklık nasıl oluşur?

İlk sorudan başlamak gerekirse; Dünyadaki yegâne sıcaklık kaynağının Güneş olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Dünya üzerinde etkili olan Güneş dışındaki diğer sıcaklık kaynaklarının -“kaynağını Manto’dan alan sıcaklıklar ve – Ay ve Yıldızlardan yansıyan ışınlar”- etkisi sadece 0.1 °C derecelik bir sıcaklık artışına neden olur.

İkinci soru ise “ Sera Etkisi ” denilen bir kavramla açıklanmaktadır. Bilindiği üzere Atmosfer çeşitli gazların karışımından müteşekkil bir gaz örtüsüdür.

Bunlar;  “ %78,07 Azot, %20,95 Oksijen ve %0,96 oranında Asal gazlardan( Argon, Kripton, Hidrojen, Ksenen, Neon, Helyum’dur. Hacmin çok az olan diğer bölümünü Su Buharı, Karbondioksit, Metan ve Tozlar teşkil eder.) oluşmuştur.3

“Ozon, Karbondioksit, Metan, Diazotmonoksit,Karbonmonoksit ve bazı Halocarbonlar 4 sera gazlarını oluşturur.

Bu gazlar yer çekiminin etkisi ile ağırlıklarına göre katmanlaşma gösterir(Dalton Kanunu). Öteki gazlara göre nispeten ağır olan bu gazlar atmosferin alt tabakalarında kümelenir ve bu gazların birçoğu dünyanın sıcaklık ortalamasını belirleyen Sera Gazlarını tayin etmektedir.

Sera Etkisi ise: Güneşten gelen 0,2 – 3 mikron arasındaki kısa dalgalı ışınların büyük oranda atmosfere girdikten sonra bazı enerji kayıplarına (Ekstinksiyon) uğraması neticesinde arta kalan ışınların atmosferi geçerek (Transmisyon) yeryüzü tarafından emilip
3 – 70 mikron arasındaki uzun dalgalı ışınlar halinde atmosfere yansıması sonucu atmosferdeki su buharı ve sera gazları tarafından tutulmasıyla oluşan sıcaklık durumdur.

 

Sanayi Devrimi ile beraber atmosferde birikmeye başlayan başta CO2 olmak üzere, öteki sera gazlarının (metan –CH4, azot oksit – N2O ve flora clora karbonlar –CFC5, vb.) yerden verilen uzun dalgalı ışınları tutması nedeniyle ortalama yüzey sıcaklıklarında belirgin bir artma eğilimi gözlenmektedir. Nitekim son yüzyılda küresel sıcaklıkta 0,8 C°’lik bir artış olmuştur.5

Bu gazlar çoğunlukla fosil yakıt kullanımından, sanayi, ulaştırma, enerji üretiminden veçeşitli atıkların ve tarımsal etkinliklerden kaynaklanmaktadır. Ancak burada en önemlikaynak enerji üretiminde kullanılan fosil yakıtlar (kömürler, petrol, doğal gaz vs.)
ve sanayidir.
6 (Şekil 1).

şekil1

Şekil 1. İnsan kaynaklı sera gazlarının nedenleri (Bayar, Behrend 1994’ten değiştirilerek)

Buradan da anlaşılıyor ki Dünyamız doğrudan güneşten gelen ışınlarla değil, yer yüzeyine çarpıp atmosfere yansıyan uzun dalgalı ışınlarla ısınmaktadır. Yani Dünya alttan ısınıp, üstten soğumaktadır (Şekil 2).

şekil2
Şekil 2. Sera Etkisi

Bu gazlar arasında miktarı 0.01 – 0.03 arasında olmasına karşın Dünya üzerinde en önemli etkiye sahip olan gaz karbondioksittir. Çünkü daha öncede belirtildiği üzere havanın önemli ölçüde sıcaklık saklama yeteneğini arttırmaktadır.

Küresel ısınma ise sera gazları nedeniyle tutulan ışınların dünya genelinde yıllık olarak sıcaklık artışına neden olmasına denir.

Her ne kadar bu değişiklikler dünyada Küresel Isınma olarak telaffuz edilse de aslında Dünya’nın her yerinin ısınmadığını, bazı bölgelerin ise soğuduğunu göz önünde bulundurarak “Küresel İklim Değişikliği” demenin daha doğru olacağını da bilmeliyiz.

Birçoğumuz ilkokuldan, ortaokuldan veya liseden öğrendiğimiz şekliyle küresel ısınmanın ozon tabakasının delinmesinden ileri geldiğini bilmekteydik. Ancak bu durum küresel ısınmadan çok farklı bir olay olmakla beraber, insan kaynaklı bir sorun olduğu bilinmelidir.

Ozon tabakası Güneşten gelen Ultraviyole ışınların tutulduğu ve değişime uğradığı alandır. Ultraviyole ışınları ise canlılar üzerinde çeşitli cilt, göz ve bununla bağlantılı birçok çeşitli hastalıklara sebebiyet vermektedir. Ozon tabakasının incelmesine ve yer yer delinmesine neden olan maddeler yine insan kaynaklı (Buzdolabı, klima, bir takım sprey ve astım ilaçlarından) oluşan Cloroflorocarbon(CFC) gazlarıdır. Küresel ısınmayla ortak yönü ise insan kaynaklı gazlar neticesinde oluşmasıdır.

Neyse ki 1987’de imzalanan Montreal Protokolü sayesinde devletlerin bu gazları kullanımına sınırlama getirilmiştir.

 

Şimdiye kadar küresel ısınma ve küresel iklim değişikliğinin oluşum mekanizması ve hangi durumların neticesinde oluştuğuna değinildi. Şimdi uzun yıllar yapılan gözlemler neticesinde Dünyada ki değişimler kısaca özetlenecektir.

1. Küresel ortalama sıcaklık son 150 yılda belirgin bir şekilde artmıştır ve artmaya devam etmektedir.

2. Atmosferde sera gazları denen, karbondioksit, metan ve azotprotoksit ile atmosfer sıcaklığına negatif veya pozitif etki yapan aerosollerde son 700 000 yılda görülmemiş bir artış olmuştur.

3. karbondioksit ve metan, geçmiş jeolojik zamanlarda bugünkü değerlerin çok üstünde değerlere erişmişlerdir, ama özellikle son 150 yıllık artış hızına bilinen Dünya tarihinde hiç rastlanmamıştır.

4. Atmosferdeki sera gazlarının ve aerosollerin artışında özellikle son 150 yıllık insan faaliyetlerinin doğrudan katkısı olduğu kesin olarak kanıtlanmıştır.7

 

B) KÜRESEL UYARI

Küresel ısınmanın iklim değişimlerine neden olmasına bağlı olarak:

“ a. Sel, heyelan, erozyon gibi doğa felaketlerinin artmasına neden olur. Öte yandan yavaş yağan yağmur bünyesine en çok CO2 gazını, hatta SO2 ve H2S gazlarını alıp yere düşerek atmosferdeki sera ve kirletici gazları temizlemektedir. Fakat hızlı ve aşırı yağışların atmosferdeki sera gazlarının azalmasına katkısı azdır.

b. Yeryüzü ve atmosferin ısınması denizler ve okyanusların da ısınmasını sağlayarak buradaki canlı türlerinin sayısını azaltmakta, bünyesinde erimiş CO2’i atmosfere vererek küresel ısınmanın etkilerini artırmaktadır.

 

c. Küresel ısınma, su havzalarının kapasitelerinin ve rezervlerinin azalmasına ve artan ihtiyaç sonucu çevre kirliliğinin artmasına sebep olacaktır. Çünkü su yaşam içindir. Sosyal yaşam suyun kullanılması ile de sıkı ilişki içindedir. Suyu içmek için bile bulamayan insanların, her gün yıkanması düşünülemeyeceğine göre, çevre kirliliği giderek artacaktır.

d. Aşırı sıcaklık artışı nedeniyle dünyada çölleşme yaygınlaşacaktır.

e. Orman yangınlarının artmasına, buralarda iklimin kuraklaşmasına dolayısıyla salgın hastalıkların yayılmasına neden olacaktır.

f. Aşırı sıcak ve soğuk canlılarda kromozom sayısı ve yapısı mutasyonlarını artırarak canlıların kalıtsal yapılarının değişmesine yol açacaktır.

g. Kutup Bölgelerindeki donmuş topraklar, küresel ısınma sonucu çözülmeye başlayarak binlerce yıl boyunca bünyelerinde bulunan sera gazlarını atmosfere bırakacaktır.

h. Küresel ısınma, gece-gündüz sıcaklık farkını giderek azaltacaktır.

i. Kasırga, hortum ve yıldırım gibi atmosfer felaketleri fazlalaşacaktır.

j. Asit yağmurlarının ve birçok doğa felaketinin zincirleme oluşmasını tetikleyecektir.

k. Aşırı ısınma göllerin, nehirlerin su kapasitelerini azaltacaktır.

l. Küresel ısınma sonucu gözlenen ani iklim değişmeleri, vücudun homeostasisinin sağlanmasını güçleştirerek hastalıkları artıracaktır.

m. Bütün bu olumsuz olaylar insanı moral çöküntüsüne sürükleyerek ruhsal yapısının hassaslaşmasına ve anlaşmazlıkların artmasına neden olacaktır. 8

Küresel iklim değişikliğinin insanoğluna etkisi ise doğaya etkisinden daha fazla olacaktır. Küresel iklim değişikliği neticesinde:

kutuplardaki buzulların erimesiyle son 20 yıl içinde deniz seviyesi 15-20 cm yükselmiştir. Küresel ısınmanın etkileri giderek arttığına göre bir süre sonra kutuplardaki tüm buzullar eridiğinde deniz seviyesi hızla yükselecek ve deniz seviyesinde ve altında toprağa sahip olan Hollanda, Almanya, Danimarka gibi ülkelerin toprakları deniz sularıyla kaplanacağı ve tuzlanacağı için verimsizleşerek, gıda üretimi azalacak, dünyada açlık krizine neden olacaktır. Kutup bölgelerindeki donmuş toprakların tuttuğu önemli sera gazlarından CO2, atmosfere salınacak ve küresel ısınma etkilerinin daha da şiddetli seyretmesine neden olacaktır. Denizler ısınacağı için bünyesindeki erimiş CO2 yine gaz halinde atmosfere verilerek küresel ısınma etkilerini artıracaktır. Atlas okyanusundaki Golfstrim ve Labrador gibi su akıntıları ile diğer deniz ve okyanuslardaki su akıntıları da yavaşlayacak ve denizlerin sıcaklıkları artacağından, buralardaki canlı yaşamı büyük bir kaosa sürüklenecektir. Denizlerin akıntılarının azalmasından dolayı oluşacak besin kıtlığı ve çevre kirliliği insan yaşamı başta olmak üzere tüm canlıları tehdit edecektir.9

 

Ani ve dengesiz iklim koşulları, ekilebilir alanlarda erozyon, heyelan, sel felaketi, orman yangını ve çölleşmeyi artırarak tarım alanlarının hızla yok olmasına sebep olacağından, besin bulmak imkânsız hale gelebilecektir. Ormanların yanması, çölleşme, erozyon olayları daha fazla CO2 gibi sera gazlarının Atmosfere salınmasına neden olacağından, küresel ısınmanın etkileri daha fazla görülmeye başlayacaktır.10 görülecektir.

 

Sonuç olarak,  her gün kurulan yeni fabrikalar, kat be kat gelişen endüstriler, yeni yollar, arabalar, evler, yatlar, katlar vs. hepsi tüketim neticesinde üretilen yapılardır. Kendimizi şımartmak adına zararsız gördüğümüz ve fütursuzca tükettiğimiz en ufak teknolojik ürünler bile, bizim için anlık bir kazanç Dünyamız ve insanlık adına ise uzun vadeli bir kayıp olduğunu unutmamak gerekir. Toplumda statü  belirleme araçlarına dönüşen bu aletler çılgınca tüketilmeye dursun, Karbon üzerine inşa edilmiş kapitalist krallıklar devasa para stoklarını gün geçtikçe arttırmaya devam ediyor.

Şahsi fikrim ise küresel iklim değişikliği sorunun çözümünün;  televizyonlarda, internette, gazetelerde veya çeşitli mecmualarda karbona dayalı üretimlerini biraz daha sevimli göstermek için  “Çevre Dostu” gibi etiketlerle piyasaya ürünler sunan fabrikaların reklamlarıyla değil, bu fabrikaların ciddi oranda karbon emisyonlarını azaltmalarıyla mümkün olabileceği kanaatindeyim.

Unutulmamalıdır ki Dünyamızın ve insanlığın kaderi yeryüzünde yaşam süren her bir bireyin elindedir. Devasa büyüklükte ki dünyamızın son perdesinde; güç, iktidar, statü ve en önemlisi para hırsıyla ya bizler rol alacağız, ya da mükemmel oyuculuklarımızla bizler yarınlarda anılacağız. Son olarak ise bir Kızılderili atsözünün de belirttiği gibi:

 

Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.

KAYNAKLAR

1 O. Erol, Genel Klimatoloji, Çantay Kitapevi, 2014, s.10.

2 O. Erol, Genel Klimatoloji, Çantay Kitapevi, 2014, s.10.

3 O. Erol, Genel Klimatoloji, Çantay Kitapevi, 2014, s.10.
4 http://www.mgm.gov.tr/genel/saglik.aspx?s=123

5 K.Öztürk, Küresel İklim Değişikliği ve Türkiye’ye Olası Etkileri,G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi Cilt 22, Sayı 1 (2002) 47-65, s. 53.

6 K.Öztürk, Küresel İklim Değişikliği ve Türkiye’ye Olası Etkileri,G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi Cilt 22, Sayı 1 (2002) 47-65, s. 53.

7 R. Uzmen, Küresel Isınma ve İklim Değişikliği İnsanlığı Bekleyen Büyük Felaket mi?, Bilge Yayıncılık, 2007, s.74.

8 Appenzerler ve Dimick, 2004; Atalık, 2006; Cemre, 2006; Çukurçayır ve ark, 1997; Kalyoncuoğlu, 2006.

9Çukurçayır ve ark, 1997; Karakaya ve Özçağım, 2004; Keleş ve Hamamcı, 1998.

10 Campbell, 1995; Cemre, 2006; www.cevreorman.gov.tr
ALİ OSMAN KAMUS

 

 

 

 

Add a Comment