Piri Reis Haritasının Bilinmeyenleri

piri reisHemen hemen okul sıralarından geçmiş; tarih, coğrafya veya sosyal bilimler dersi almış herkes Piri Reis ve Piri Reis haritasını bilir. Peki ya Piri Reis haritasının bilinmeyenlerini bilen kaç kişi var?  Bu sorunun cevabını Piri Reis haritasının tarihinde ve kartografik ayrıntılarında bulmak mümkündür.

Nasıl mı?
Öncelikle Piri Reis’in kısaca hayatından başlamak gerekirse:

Büyük denizci Piri Reis’in, Osmanlının denizci kenti olan Gelibolu’da doğduğu kabul edilmektedir. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, hayatı hakkında Kitab-ı Bahriye’de yazdıkları ile tarihteki olaylar karşılaştırıldığında, 1465’ten sonra doğmuş olabileceği anlaşılıyor.1

Piri Reis’ in hayatıyla ilgili daha fazla ayrıntıyı eseri olan ‘Kitab-ı Bahriye” de bulmak mümkündür. Eserinde de bahsettiği gibi Piri Reis küçük yaşlarda kendisini yetiştiren dayısı Kemal Reis ile denizciliğe başlamıştı. “1498’de başlayıp 1502’ye kadar süren Osmanlı Venedik Savaşları’nda; Sicilya, Korsika, Sardunya ve Fransa kıyılarına yapılan akınlara da katıldı. Adını bu muharebelerde duyan II. Beyazıt, kendisine “Amirallik” rütbesi verdi.”2 Dayısı ve hamisi olan Kemal Reis’in 1511’deki vefatı ve Mısır Seferinden sonra “Gelibolu’da dinlenmeye çekilmiş; yıllardır “Bahriye” için topladığı notlarını düzenleyerek, kitabın ilk tertibini 927 H./1521M.’de tamamlamıştır.3 Haritası ise 9 Kasım 1929’da, Topkapı Sarayının müzeye dönüştürülmesi
esnasında dönemin milli müzeler müdürü Halil Ethem tarafından bulunmuştur.
Bay Halil Ethem bu haritayı, o zamanlar İstanbul’da misafir bulunan Alman doğu bilimcilerinden Prof. Kahle ile birlikte tetkik etmiş ve Prof. Kahle bu tetkiklerin neticesini 1931 senesi Eylülünde Layden’de devam eden XVIII. Doğu Bilimciler Kongresine bildirmiştir.4

1954 yılında yayımladığı  En Eski Amerika Haritası adlı kitabında Afet İnan haritanın kenar notlarını Osmanlı Türkçesinden yeni harflere çevirilerini yayımlamıştır.

Haritayı asıl ilginç yapan özellik ise haritadaki kartografik ayrıntılarda gizlidir. Ceylan derisi üzerine çizilen bu haritada çizim tekniği ve şaşırtıcı doğruluk dereceleri çağdaşları olan haritalara göre olağanüstü hayret çekicidir. Örneğin haritada;
Kine Körfezi’ne dönen bütün kıyıları Tamamen çizilmiştir. Kine Körfezi’nin güneyindeki St. Thomas Adası “Sanketiyos” olarak yazılmıştır. Amerika’dan: Rio De janerio’nun güneyindeki Santos Körfezi’ne kadar Olan kısımları, bugünkü aslına uygun olarak çizilmiştir. 5

Haritanın bu denli doğru çizilmesi iki ana temel dayandırılmaktaydı: Ya Piri Reis tüm dünyayı gezmişti veya Piri Reis daha önceki haritalardan(Kolomb,Toscanelli) yararlanmıştı. Fakat   Piri Reis bu haritayı 9 Mart-7 Nisan tarihleri arasında, yani sadece yirmi dokuz gün içerisinde çizmiştir. Piri Reis’in bu haritayı seyahat etmek yoluyla çizebilmiş olması kesinlikle imkânsız bir olaydır. XVI. yüzyılda yirmi dokuz günde tüm dünyanın gezilme olasılığı söz konusu değildir. 6

Eski kaynaklarda Piri Reis’in Amerika Kıtası ve çevresine seyahat ettiğiyle ilgili bir bilgi henüz bulunamamıştır. Aslında konuyu ilginç yapan da budur; çünkü Piri Reis nasıl olurda görmediği bir yeri çağdaşlarına göre bu kadar doğru çizebilir?

İkinci seçenek olarak ise Piri Reis’in başka haritalardan yani kendinden önceki Kolomb, Toscanelli gibi denizcilerden yararlanabileceği durumudur. Nitekim birinci seçenek nispeten bu seçeneği yalanlar; Çünkü daha öncede bahsettiğimiz gibi Piri Reis haritasının çağdaşlarına göre eşsiz bir teknik ve ayrıntı gücü vardı. Yani harita salt başka kaynaklardan alınmış olsaydı kesinlikle daha önceden o haritalardaki eksiklikler veya yanlışlıklar bu haritaya da sirayet ederdi.
Ayriyeten Kristof Kolomb’un çizdiği harita ile Piri Reis’in haritası kıyaslandığında şu sonuçlar çıkmaktadır: Kristof Kolomb’un haritasındaki Adaların belirsizliği ve düzensiz oluşu ortadadır. Ayrıca Lizbon’la Madera arasındaki uzaklık olan 700 millik mesafe, Kristof Kolomb’ un haritasında yoktur. Bununla birlikte Kristof Kolomb’un haritasında Amerika kıyılarının çizilişinde büyük hatalar mevcut iken, Piri Reis’in haritasında Amerika kıyıları gerçeğe uygun olarak yansıtılmıştır ki; Kristof Kolomb’un haritasındaki ölçümlerin bugün uydulardan alınan Dünya haritalarıyla uzaktan ya da yakından hiçbir ilgisi yoktur.7  Keza
1474 tarihinde Toscanelli tarafından yapılan Dünya haritasının “Piri Reis’in Dünya Haritası” karşısında ne kadar utangaç oldukları net bir şekilde görülmektedir. Karaların çizimindeki yanlışlıkları anlatmaya lüzum yoktur. Afrika kıtasının varlığı dahi olmadığı gibi, Amerika kıtası kıyıları bütünüyle yanlıştır. Güney Amerika’nın da izine rastlanamaz 8
Bu seçeneğinde kısmen mantığa ters düşmesi üzerine bir başka seçenek olan bir takım insanların haritayı metafizik olgularına dayandırması durumu söz konusu olmuştu. Buna dayanak olarak ise haritada ki birkaç ayrıntı gösterilmişti: bunlardan biri Güney Kutbuyla ilgiliydi. Malumunuz Güney Kutbunun keşfi haritanın çizilmesinden çok sonra yani 1818’ de gerçekleşmişti. Ama Piri Reis haritası Afrika, Amerika ve Güney Kutbu gibi geniş bir bölgeyi zamanın kartograflarına oranla daha doğru göstermekteydi. Dahası bazı metafizikçilere göre Piri Reis’in haritası, Güney Kutbunun buz altında kalmış sahil kesimlerini yani karayı da gösteriyordu. Ancak harita üzerinde ki buzlar haritanın çizilmesinden 6 bin yıl önce erimişti.

Fakat buna karşılık yapılan birçok araştırmada Antarktika Kıtası olarak gösterilen alanın aslında Güney Amerika olduğunu iddia eden bilim adamlarının sayısı azımsanmayacak kadar çoktu. Açıklama olarak ise birkaç durum öne sürülmüştü: bunlardan biri ceylan derisinin üzerine çizilen haritanın muhtemelen parşömen parçası şekline uydurmaktan ötürü Güney Amerika kıtasının, Afrika kıtasına doğru uzatılmasıydı.

Bir diğeri ise haritaların politik amaçlar doğrultusunda kullanıldığı varsayılarak Portekizliler ile İspanyolların nüfuz ettikleri alanı ayıran “La Raya” meridyenin her iki yakasına toprak parçası yerleştirmenin o bölgede mülkiyet hakkı doğurduğuna inanıldığı için bu şekilde çizildiği iddiasıdır.

Birinci durum mantığa aykırı olsa da ikinci durumdan aynı şekilde mümkün değildir. Çünkü daha önce de belirtildiği üzere haritanın tamamen olmasa da kısmen alıntı olabileceği yolundadır.

Piri Reis haritasındaki bir başka ilginç ayrıntı ise Sahra Çölünde görünen göllerdi ki buna pek bir anlam verilememişti.

Bu ilginç ayrıntılar sonrasında çeşitli teorilerde kaçınılmaz olmuştu. Bunlardan biri olan Charles Hapgood, Piri Reis’in kullandığı kaynaklar arasındaki bir haritanın, dünyanın on bin yıl önceki, ikliminin günümüzden çok farklı olduğu, bir dönemine ait olduğunu öne sürmüştü. İddiaya göre Piri Reis, tarih öncesi çağlarda yaşamış bir medeniyetten kalma bir haritadan ya da uzaylılardan yararlanmıştı.

Erich von Daniken ise Tanrıların Arabaları adlı kitabında,
Haritalar kesinlikle doğru çizilmişti. Üstelik Akdeniz ve Lût gölü çevresini göstermekle kalmıyor, Kuzey
ve Güney Amerika kıyılarını, hatta Antarktika’nın ana hatlarını da çiziyordu. Daha da şaşırtıcı olarak, Pîrî Reis’in haritalarında yalnız kıtaların dış hatları değil, dağ sıraları, doruklar, adalar, nehirler ve ovalar tam bir doğrulukla görünüyordu. ” 9

Erich Von Daniken bu coğrafi objelerin şaşırtıcı doğruluğunu ve haritadaki bazı şekil bozukluklarını açıklamak için, uzaylı bir medeniyetin uzaydan çektiği dünya fotoğraflarından yararlanılmış olduğunu iddia etmişti.

Tabi bu teoriler haritanın, çok titiz bir çalışma sonucu çizilmesinin ve bazı çarpıcı bilgilerin çok önceden keşfedilmesinin hayreti sonucu insanüstü varlıklarla veya çeşitli metafizik olgularıyla açıklanmaya çalışıldığının bir göstergesidir.

Şahsi fikrim olarak asıl konu Piri Reis Haritasındaki bazı uç ayrıntıların başta Antarktika olmak üzere doğruluğunun tartışılması veya bazı spekülatif algılar oluşturmak değil. Bu gibi farklı görüşlerden ziyade Piri Reis haritasının çağdaşları ve hatta çok sonra çizilen haritalardan çizim tekniği ve ayrıntı bakımından çok ileri bir seviyede olduğunun gösterilmesidir.
Bunun ise ancak bilimsel araştırmalar, sempozyumlar, makaleler, kitaplar ve çeşitli akademik çalışmalar yaparak mümkün olabileceği kanaatindeyim.

Son olarak dünyada pek kıymetli olan ulusal değerlerimizin ülkemizde de yeterince kıymetinin bilinmesi gerektiğini, Bu gibi değerli bilim alimlerini hakkıyla yad etmemiz gerektiğini düşünüyorum.
KAYNAKLAR
1Doğum tarihi olarak 1465-1470 yılları arası gösterilmiştir. Bkz. Afet İnan, Piri Reis’in Hayatı ve Eserleri, Ankara 1983, s.9; Fuad Ezgü,
“Piri Reis,” İslam Ansiklopedisi, M.E.B. 1964, c.IX, s.561-565.
2K.Arı, Türk Deniz Ticareti Tarihi Sempozyum –V- Piri Reis (28.06.2013),ÇTTAD, XIII/26, (2013/Bahar),s.308.
3 M. E. Özen, Piri Reis ve Müntehabı Kitab-ı Bahriye, Osmanlı Bilimi Araştırmaları VII/2 (2006) s.121.

4 Piri Reis Haritası Hakkında İzahname,Türk Tarih Kurumu Yay. I. Dizi-Sayı 1, 1.baskı 1935 2.baskı 1999,
http://www.ttk.gov.tr/index.php?Page=Sayfa&No=82 .

5M. Soylu, Piri Reis Haritasının Şifresi, Truva Yayınları, 2006, s. 20.

6M. Soylu, Piri Reis Haritasının Şifresi, Truva Yayınları, 2006, s. 36.

7M. Soylu, Piri Reis Haritasının Şifresi, Truva Yayınları, 2006, s. 38.

8M. Soylu, Piri Reis Haritasının Şifresi, Truva Yayınları, 2006, s. 44.
9E.V. Danıken, Tanrıların Arabaları, Varlık Yayınları, 2004, s.10.

HAZIRLAYAN ALİ KAMUS

Add a Comment